-->

7 Kasım 2012 Çarşamba

Despot Hükümet

Cumhuriyetin ilk yılları

 

Millet Meclisinde 12 Aralık'ta (1925) bir konuşma yapan Başbakan İsmet Paşa, son "gericilik olayları" hakkında geniş mâlûmat verdi.
Paşa, kendince hepsi de tertip eseri olan hadiselerin büyük ölçüde bastırıldığını, suçluların en ağır şekilde cezalandırıldığını söyledi.
İsmet Paşa'nın bu konuşmasında kast ettiği gericilik olayları, başta "Şeyh Said hadisesi" olmak üzere, "şapka giyme mecburiyeti"ne karşı duyulan alerji ve rahatsızlık sebebiyle bir çok vilayette gösteriye dönüşen olaylardır.
O günün moda tabiriyle, şapka giyenler "ilerici", giymeyen veya giyilmesine karşı gelenler ise kesin olarak "gerici"dir; hatta yobaz ve mürtecidir.
Bu tuhaf damgacı modanın dinamik ömrü 25 yıl (1950'ye kadar) sürdü; statik ömrü ise, henüz yeni yeni doluyor.
Günümüzde zaman zaman cesurâne açıklamalarda bulunan bazı aydınların "1925–50 arası" dönemi tarif ederken, bunun ilericilikten çok "gericiliğe tekabül ettiğini" söylemeleri, 80–90 yıllık ilericilik–gericilik modasının günümüz Türkiye'sinde yavaş yavaş tersine dönmeye başladığını gösteriyor.

Sertlik yanlısı hükûmet 

Şubat 1925'te Şeyh Said hadisesi patlak verdiğinde, devlet yönetiminde Başbakan Fethi Okyar kabinesi vardı.  Bu kabine, hadisenin mümkün olduğunca fazla kan dökülmeden yatıştırılmasından yanaydı.  Ancak, o günkü Meclis çoğunluğu sertlik yanlısıydı ve âsilerin üzerine olabildiğince yıkıcı bir kuvvetle gidilmesini istiyordu.
Fethi Okyar ise, görüşülmekte olan "Takrir–i Sükûn Kànunu"na dayanılarak, özellikle Şark vilayetlerinde bir katliâma girişilmesinden korkuyordu ve böyle bir vebâlin altına girmek istemiyordu.
Muhalefetin başı konumundaki İsmet Paşa, Başbakan Fethi Beyi pasiflikle suçladı ve âdeta "Ben bu işi kökten bitirmeye hazırım" demeye getirdi.
Bu konuşmadan sonra, Meclis'te daha fazla itirazcı "çatlak sesler" duyulmaya başladı. Fethi Okyar, bu itirazcı seslere dayanamayarak yeni bir "güven oylaması"na gitme ihtiyacını duydu. Meclis'teki güven oylaması, 2 Mart günü yapıldı. Netice Fethi Beyin aleyhine oldu. Kabine, 60'a karşı 93 oyla güvensizlik aldı.
Aynı gün, hükümeti kurmakla İsmet Paşa görevlendirildi.
Yeni İsmet Paşa hükümeti, hemen iki gün içinde "Takrir–i Sükûn Kànunu"nu çıkarttırdı. Buna göre, hükümet iki sene müddetle olağanüstü yetkilerle donatılmış oldu. Sansür ve sürgün yetkisi de dahil olmak üzere...
Aynı hafta içinde, şapka giyilmesine şiddetle muhalefet eden, İslâm dinine ve Hz. Muhammed'e (asm) basın yoluyla hakaret edilmesine karşı silâhlı mukabelede bulunan Şeyh Said ve taraftarları üzerine ağır silâhlarla donatılmış birlikler gönderildi. Başta Diyarbakır olmak üzere Doğu vilayetlerinin birkaç yerinde ortalık kan revan oldu. On binlerce vatan evlâdı, bir hiç uğruna birbirini kırmaya, yekdiğerinin kanını dökmeye yönlendirildi.
Netice itibariyle, o günlerde hadiseler bir cihette yatışmış olmasına rağmen, açılan yara bir türlü kapanmadı; kanama halen de devam ediyor.

Ülke genelindeki durum

1925 yılı Türkiye'sinde moda tabirler haline gelen "gericilik, irtica, yobaz" türü yaftalar, sadece Şeyh Said taraftarları ve Doğu vilayetlerdeki dindar vatandaşlar için kullanılmadı.
Aynı türden aşağılayıcı damgalar, ülkenin diğer bölgelerinde yaşayan ve özellikle şapkaya karşı çıkan sayısız derecedeki vatandaşlar için de kullanıldı.
İşte bunlardan resmî tarih (TTK) kayıtlarına da geçen sadece 20 günlük olaylardan birkaç misâl:
14 Kasım: Sivas'ta "şapka inkılâbı"na karşı gerici ayaklanma. Elebaşı durumundaki İmamzade M. Necati, İstiklâl Mahkemesi tarafından idama, diğerleri ise çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı.
22 Kasım: Kayseri'de Mekkeli Ahmet Hamdi öncülüğünde şapkaya karşı gerici ayaklanma. Hadise İstiklâl Mahkemesine intikal ettirildi.
24 Kasım: Erzurum'da, şapkaya karşı gelen gericilerin eylemleri sokak gösterisine dönüştü. Bu hadise sebebiyle 13 kişi idama mahkûm edildi.
5 Kasım: Şapka Kànunu Meclis'te kabul edildi. Aynı gün, Rize'de bir gerici ayaklanması yaşandı. Hadisede elebaşılık yapan 8 kişi idam edildi. Diğerleri çeşitli cezalara çarptırıldı.
27 Kasım: Maraş'ta şapka karşıtı gerici ayaklanma. Elebaşı durumundaki Şükrü ve Hasip adlı kişiler başta olmak üzere, birçok kişi idam edildi.
4 Aralık: Giresun'da şapkaya muhalefet eden gerici gösteriler, ağır şekilde cezalandırıldı.
NOT: Şapka imalatı, giyilmesi ve bu yöndeki sair gelişmeler, Şapka Kànunu henüz çıkmadan baş göstermişti. Bu da, Anadolu'nun hemen her tarafında ciddî rahatsızlıklara yol açmıştı. Bu sebeple, yukarıda sıraladığımız olayların benzerleri Bursa ve Uşak gibi Batı Anadolu vilayetlerinde de yaşandı.


Kànundan evvel yapılanlar
Türk Ocağındaki konuşma



M. Kemal, bir süre sonra Meclis'te görüşülecek olan "Şapka ve Kıyafet İnkılâbı"nın alt yapısını hazırlama mahiyetindeki yurt gezilerine Kastamonu'dan sonra da devam etti.
Bursa'dan sonra 10 Ekim (1925) günü gittiği Akhisar Türk Ocağında şu konuşmayı yaptı: "Muhterem ahali! Birbirimizi aldatmayalım. Medenî cihan çok ileridedir. Buna yetişmek, o daire–i medeniyete dahil olmak mecburiyetindeyiz. '...Şapka giyelim mi giymeyelim mi?' gibi sözler mânasızdır. Şapka da giyeceğiz, Garb'ın her türlü âsâr–ı medenisini de alacağız. Efendiler! Medenî olmayan insanlar, medenî olanların ayakları altında kalmaya mahkûmdur. Meserretimi, şükrânımı tekrar ederim."
M. Kemal'in Türkocağı'nda hitap etmiş olduğu Akhisarlılar'a bu derece teşekkür etmesinin en önemli sebebi, onların hemen oracıkta başlarına şapka geçirmesiydi. M. Kemal'in "şapka inkılâbı seyahatleri" çerçevesinde Akhisar'a da geleceğini önceden haber alan CHP İlçe Başkanı Murat Bey, Türkocağı Başkanı Dr. Şemsettin Bey ve Belediye Başkanı Emin Bey, bu maksatla biraraya gelerek, en az bir kamyon şapkayı Akhisar'a getirtmeye karar verirler. Bu iş için de Boncuklu Ahmet Efendi isimli şahsı vazifelendirirler.  Derhal İzmir'e giden Boncuklu Efendi, gece vakti olmasına rağmen şapka satan dükkânları açtırarak bir kamyon dolusu şapkayı Akhisar'a getirtir.
İlgili kànundan evvel şapka giyiminin yaygınlaştırılması sağlandı. Ardından kànun çıkartıldı. Karşı gelenler, zecrî tedbirlerle cezalandırıldı. Böylelikle, Türk milletinin kısa sürede "medenî!" olması sağlanmış oldu.

 

dini sohbet,dini sohbet odaları,dini chat,dini sohbetler,dinisohbet,dinichat,dini sohbet siteleri,islami sohbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet,nur sohbet odalari,nur chat odalari

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.