Kadına Şiddet Uygulamak
Dünyada kadına yönelik şiddetin son 7 yılda 14 kat arttığına dikkat çeken uzmanlar, çocukluğunda şiddet görenin şiddet uygulayan bir yetişkin olma açısından riskli sayıldığını söyledi.
Şiddet öylesine yaygınlaştı ki, sadece karşısındakine değil, kendisine de zarar veren bireyler çoğaldı.
Kendisinden ayrılan kız arkadaşını öldürüp, intihar eden gençlerle ilgili haberleri ne kadar fazla okumaktayız son yıllarda.
Aile içi şiddette, bir kadın eşinden zarar görüyorsa bunun bedelini çocuğuna ödetmekte o da evladına şiddet uygulamakta.
Hatta yaşlılara yapılan şiddette de ne kadar fazla artış oldu.
Aslında mutsuz bireyler çoğaldı.
Hani yoksulluktan kaynaklanan bir şiddet ilk akla gelmekte.
Ne ki zenginler arasında da görülmekte.
Hatta geçenlerde bir kadın milletvekili meclise gözü mosmor olarak geldi ki, bu durum kadınların umudunu iyice kırdı.
AK Parti Ağrı Milletvekili Fatma Salman (Kotan), 1995'ten beri evli olduğu ve müşterek 3 çocukları bulunduğu eşinden boşanır. Meclis'e gelen Salman'ın gözündeki morluk dikkat çeker. Boşanan kadına koruma verilir.
Bir milletvekili bile gözünde morluk taşıyorsa halk kesimi ne yapsın.
Şiddetin sebepleri arasında teknolojinin insanlara getirdiği mutsuzluğu sayabiliriz.
Bir çeşit şiddet olan Pornografi ile beslenen kimi insanların karşısındakine gaddarca davranacağına şaşırmamak gerek.
Günlük televizyon dizilerinde vurdulu kırdılı her sahne insanların zihninde, meşru olarak kabul görmekte.
İletişim yerine "yumruklaşma" hayatımıza gelip yerleşmekte.
Trafikte kolaysa biri, diğerinin önüne geçsin, kapılar açılıp birbirinin üzerine yürümeye hazır sürücüler.
Oysa kibarca birbirlerine yol veren sürücüleri gördüğümüzde, psikolojik olarak ne kadar rahatlar, mutlu olur, günümüz huzurlu geçer.
En önemlisi de çocukluğunda şiddet gören kişinin yetişkin olduğunda aynı işkenceleri yakın çevresine yaşatması.
"Türkiye'de yapılan bir ankette kadınların yüzde 32'sinin eşinin ailesi nedeniyle, yüzde 18'inin maddi sıkıntılar, yüzde 13'ünün çocuklarla ilgili sorunlar, geri kalanı ise erkeğin sözünü dinlememesi, sinirli olması ve kıskanması sebepleriyle şiddete uğradığını belirtmiş. Ağır yoksulluk, evlilikte yaşanan sorunlar da şiddete neden olmakta".
Kadına yönelik şiddeti önlemek için mahkeme kararıyla yurt genelinde 4 bin 634 kadına polis koruması sağlanmış.
Kadınlara en fazla polis koruması verilen il Kayseri olmuş. 989 kadının koruma aldığı Kayseri'yi 974 kadına verilen korumayla Adana, 840 kadına verilen korumayla Konya takip etmiş.
"Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre, Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarına göre 4 bin 634 kadına polis koruması sağlandı, 29 bin 624 kadına yönelik önleyici tedbirler alındı.
Bu illeri sırasıyla 572 kadına verilen polis korumasıyla İzmir, 208 kadına verilen korumayla Zonguldak, 158 kadına verilen korumayla Batman, 119 kadına verilen korumayla Aksaray, 86 kadına verilen korumayla Samsun, 65 kadına verilen korumayla Gaziantep ve 58 kadına verilen korumayla Muğla takip etti. Ankara'da polis koruması verilen kadın sayısı 8 iken İstanbul'da bu sayı 14 oldu.
Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Gümüşhane, Karabük, Manisa, Niğde, Ordu, Rize, Şanlıurfa ve Van'da birer kadına koruma verildi. Adıyaman, Afyonkarahisar, Bartın, Bayburt, Bilecik, Bolu, Burdur, Çankırı, Çorum, Erzincan, Hakkâri, Kars, Kastamonu, Malatya, Mardin, Siirt, Yalova da ise müracaat olmamasından dolayı polis koruması sağlanmadı".
Tablo vahim.
Kimi illere koruma verilmemesi, şiddet olmamasından değil, kadınların utanıp, "kırılan kol yen içinde kalır", kaderciliğinden.
Hoş koruma da bir yere kadar.
Zarar vermeyi kafasına koymuş insanı bu kararından vaz geçirmek de bayağı zor.
Bireylerin daha çok küçükken mutlu yuvalarda geçirecekleri mesud yıllarda saklıdır huzur sırrı.
Özellikle yaşlı çiftlerin mutlu yuvalarından öğrenecek çok şey var.
Kadının hiç mi suçu yok.
Bütün bu kötülüklerin iki tarafı var, bir taraf çok haksız da öbür taraf çok mu haklı.
Eşleri dışında başka hayatlara akmak isteyen, internet ortamında tanıştıkları kişilerle yakınlıklar kuran kadınlar da bir bakıma son teknolojinin kurbanı olarak, şiddet kültürüne katkıda bulunmaktalar.
Mağdur taraflar tamam da kadınlar da karşısındakine daha anlayışlı, sabırlı, saygılı olursa şiddet dili yerine sevgi dilini kullanırsa sanırım daha az dökülecek kan.
İnsanlar birbirlerine saygıyı, sevgiyi, sabrı, sadakati kaybetmişler aslında.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder