-->

21 Aralık 2012 Cuma

Ne Arıyorum Diyenlere

NE ARIYORUM?

An oluyor bir garip duyguya varıyorum;
Ben bu sefil dünyada acep ne arıyorum?…

1976

——————–

"Hep nefs çıkar karşıma, ölüp ölüp dirilsem: İnsandan
kaçmak kolay; kendimden kaçabilsem…"


N.F.K

****************

İnsanın dünyaya geliş sebebinin irdelenmesine dair sorulabilecek en
güzel sorulardan biri, Üstadın şiirinde bizleri aynı zamanda nefs muhasebesine
de davet eden ‘ben bu sefil dünyada ne arıyorum’ istifhamı olsa gerektir. Bu
mısradan önce gelen bir garip duyguya varmak ifadesi, insanın kendisini
masivadan uzaklaştırmayı başarıp, dört bir yandan ruhunu ve müşahhas sahadaki
bedenini ihata eden ve her noktada maveradan, mücerretin kavurucu zemininden
uzağa sürükleyen dünyanın zehrinden kurtulup, gözleri boyayan revnaklarından
sıyrıldığı anda vuku bulan halet-i ruhiyenin, gaibi kurcalamaya başlamasının
ilk adımı, dünyanın sefaletinin şuuruna varmanın, sefil olmasına mukabil,
neden, ne amaçla, hangi gayeye hizmetle bu sefil dünyanın içinde hayat sürmekte
olduğunun mânalarını ihtiva etmektedir diyebiliriz. Bu sualin tevellüt ettiği
kafalar artık yerlerinde duramaz, cevaplarını bulmadıkları müddetçe rahata
kavuşamaz, cevabı bulduktan sonra da cevabın mahiyetine müteveccih yaşanması
lazım gereken hayatın içindeki engellerin, zorlukların, cefaların
burkuntularına göğüs germek, sabır göstermek iktiza etmekte ve bu sefil
dünyadaki ulvî memuriyetimizin mânasını fehmetmenin teşekkül ettirdiği huzurun
da yanımızdan ayrılmayacağını görmek nasip olmaktadır.


An gelir insan, yaptığı hiçbir şeyden ruhî zaviyeden hiçbir şekilde
tad alamaz, manevi bir zevkin esintisini hissedemez ve dünyadaki her şey ona
boş gelir… Dünyada ölümden başkası yalan, gibi ifadelerin geçtiği şarkılardan
tutalım da, dünyanın boş olduğundan dem vuran mütalaaların dönüp dolaştığı
sohbet meclisleri, bulması hiç de zor olmayan hatta yanı başımızda belki de
bizzat içerisinde bulunduğumuz ortamlardır. Bütün bunların hakikat payı olmakla
birlikte, yani dünyanın geçiciliği, boşluğu yanında, bu geçici ve boş dünyada
biz insanlar ne arıyoruz, ne yapıyoruz? Mevlana Hazretlerinin, ‘Ne arıyorsan
O’sun sen’ kelamı ile bağdaştırabileceğimiz Üstadın şahane şiirinde, işte bu
muazzam mevzunun cevabını bulduracak havayı teneffüs etmekteyiz. Üstadın
Aynadaki Yalan isimli eseri ile de bağlantı kurabileceğimiz bu mevzu için tek
bir ayet bile yeterlidir haddizatında:


“Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye
yarattım.” (Zariyat suresi–56)



İnsanın dünyadaki vazifesi, dünya üzerinde bulunma sebebi Rabbine
kulluk etmek, O’nun emir ve yasakları dâhilinde bir hayat bina etmektir. Ve
aradığı da Rabbinin rızasıdır, rızası olmalıdır. Hayat çizgisi bu amaca göre
çizilirse ulvî, bu amacın dışında bir istikamete yönelirse süflî hâle
gelmektedir. Ahiretin tarlası mahiyetinde olan bu dünya tarlalık hususiyetine
malik olması hasebiyledir ki kıymet kazanmakta, tarlaya ekilen tohumun ebedi
saadete yahut ebedi azaba müstehak etmesinden dolayı, bu dünya boş, her şey
boş, yan gel yat, keyfine bak nevinden uyuşmuş bir kafa ile geçirilmesi değil;
her ânı dikkat ve açık zihin, idrak dâhilinde yaşanması gereken bir yer hâline
gelmektedir.


Üstad, aranması ve bulunması gerekeni aramış ve bulmuştur Allah’ın
lütfu ile. Bulduktan sonraki ömrü müddetince de gayesi ve cehdi, layık olanı
aratmak ve buldurmak tohumunu kafalara ekmek olmuştur.


Şekil ve kafiye zaviyesinden ise hayli doyurucu bir nâzım olan
bahis mevzu şiir, Hazreti Yunus’un bir şiirindeki iki mısranın tadını,
kokusunu, manevi iklimini derinden derine hissettiriyor, anımsatıyor,
hatırlatıyor:


Yunus, sen bu dünyaya niye geldin?
Gece gündüz Hakk’ı zikretsin dilin…


RıZa BeRKaN GÜLER


/08-10-2008


dini sohbet, islami sohbet,dini portal, islami portal, dini chat, islami chat,muhabbet,nur sohbet,nur chat,seviyeli sohbet,muhabbet sohbet,muhabbet chat,mynet sohbet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Blogger tarafından desteklenmektedir.